Bu çalışma, 2013–2023 yılları arasında Irak özel bankalarında yatırım kararlarını etkileyen faktörleri analiz etmektedir. Bulgular, kârlılığın en önemli belirleyici olduğunu göstermekte; varlık kârlılığının (ROA) artmasıyla yatırımlar arasında güçlü bir pozitif ilişki olduğu tespit edilmektedir. Buna karşılık, likidite kısıtlarıyla karşılaşan bankaların nakit akışı sınırlamaları nedeniyle yatırım faaliyetlerini azalttığı görülmektedir. İlginç bir şekilde, banka büyüklüğü, maddi duran varlık oranları, satış büyümesi, sermaye maliyeti, finansal esneklik ve operasyonel risk gibi geleneksel faktörlerin yatırım tercihleri üzerinde ölçülebilir bir etkisi bulunmamaktadır. Sonuçlar, iç kârlılığı bir yatırım belirleyicisi olarak vurgulayan “pecking order” teorisiyle uyumlu olmakla birlikte, örgütsel özelliklere ilişkin bazı “agency” teorisi varsayımlarını sorgulamaktadır. Bununla birlikte, model yatırım kararlarındaki değişimlerin yalnızca orta düzeyde bir kısmını açıklayabilmektedir; bu durum, makroekonomik koşullar veya düzenleyici ortam gibi analizde yer almayan dışsal faktörlerin olası etkilerine işaret etmektedir.
Bankacılık uygulayıcıları için bu bulgular, yatırımların artırılabilmesi adına güçlü bir kârlılık yapısının korunmasının ve likidite pozisyonlarının dikkatle yönetilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Politikalar açısından bakıldığında, geleneksel banka özelliklerinin yatırım davranışını şekillendirmede finansal performans göstergeleri kadar etkili olmadığı anlaşılmaktadır. Çalışma, potansiyel olarak göz ardı edilen değişkenler ve özel olmayan ya da İslami bankacılık kurumlarına genellenebilirlik konusundaki sınırlılıklar gibi bazı kısıtları da kabul etmektedir. Elde edilen bulgular, gelişmekte olan bankacılık piyasalarında kurumsal yatırım davranışının anlaşılmasına katkı sağlamakta ve gelecekteki araştırmalar için yeni alanlara işaret etmektedir.
This study analyzes the factors influencing investment decisions in Iraqi private banks between 2013 and 2023. The findings highlight profitability as the most significant driver, with higher return on assets strongly correlating with increased investments. Conversely, banks facing liquidity constraints tend to reduce their investment activities due to cash flow limitations. Interestingly, traditional factors such as bank size, fixed asset ratios, sales growth, cost of capital, financial flexibility, and operational risk show no measurable impact on investment choices.
The results align with pecking order theory, emphasizing internal profitability as an investment enabler, while challenging certain agency theory assumptions about organizational characteristics. However, the model explains only a moderate portion of investment decision variations, suggesting the potential influence of external factors like macroeconomic conditions or regulatory environments not captured in this analysis.
For banking practitioners, these findings underscore the importance of maintaining strong profitability to support investment growth while carefully managing liquidity positions. Policymakers should note that conventional bank characteristics appear less influential than financial performance metrics in shaping investment behavior. The study acknowledges certain limitations, including potential omitted variables and questions about generalizability to non-private or Islamic banking institutions. These insights contribute to understanding corporate investment behavior in emerging banking markets while indicating areas for further research.